Yerindelik Denetimi ve Kuvvetler Ayrılığı

Anayasa değişikliği ile ilgili yapılacak olan referandum öncesi, hayır cephesi, şaşırtma eylemlerine devam ediyor. Paket içeriğinden uzak iddialarla, halkı iğfal etmeye çalışan bu güruh, paket içeriği mevzu olunca da yanıltmalardan hiç çekinmiyor.

Bunun son örneği, Cumhuriyet gazetesinde karşıma çıktı. Gazete, anayasa değişiklik paketinin 11. maddesinde öngörülen değişikliğin, halkın hak arama özgürlüğüne sınırlandırma getireceğini iddia ediyordu. Bahsedilen değişiklik, yargının idarî eylem ve işlemlerde “yerindelik denetimi” yapamayacağını belirten düzenlemeydi.

Yerindelik denetiminin tanımının ne olduğundan başlayıp, bu konu hakkında şimdiki uygulamanın nasıl olduğunu ve değişiklikten sonra nasıl olacağını araştırdım. Öncelikle yerindelik denetiminin ne olduğundan başlayalım.

Yerindelik Denetimi Nedir? Uygulamaları nasıldır?

Yerindelik denetimi, en basit ifadesiyle, üst birimin, alt birimin eylem ve işlemlerinin “yerinde olup olmadığına” karar vermesi ve “kamu yararına” uygun olmadığına karar vermesi halinde, işlem veya eylemi değiştirmesi veya durdurmasıdır.

Örneğin, köy ihtiyar meclisi bir karar aldı. Fakat kaymakamlık, kararın köye ve halkına yararı olmayacağına karar vererek değiştirdi veya iptal etti. Yani kaymakamlık “yerindelik denetimi” yaptı ve kararın “kamu yararına uygun olmadığına” karar vererek kararı değiştirdi veya iptal etti.

Bir diğer denetim şekli ise “hukukî denetim”… Yani idarenin aldığı bir kararın veya yürürlüğe koyduğu bir işlem ve eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi… Adından da çok rahat anlaşılacağı gibi, bu denetimi sadece yargı makamları yapabilir.

Gelişmiş demokrasilerde, yerindelik denetimini idari makamlar yapar. Çünkü bir işlem veya eylemin, kamu yararı açısından yerinde olup olmayacağına dair kararı, ancak idari makamlar verebilir. Yargı makamları ise, idarenin işlem ve eylemlerinin “hukukî denetimini” yapar.

Bizde ise durum şu anda farklı… Yargı makamları, idarenin işlem ve eylemlerinde, yerindelik denetimi yaparak, iptal veya değiştirme kararı alabiliyor. Dolayısıyla yargı kendini yasama veya yürütme organı yerine koyabiliyor ve bu durum, “kuvvetler ayrılığı” ilkesiyle zıt bir durumu teşkil ediyor. İdarenin aldığı kararlar, yargıçların hiçbir hukukî dayanak göstermeksizin, sadece “kamu yararına uygun” olmadığı kanaatine binaen, askıya alınabiliyor. Bu da hukuk devletini, “hukukçular devleti” haline getirmiş oluyor.

Sayın Başbakanın, katıldığı programlarda ve yaptığı miting konuşmalarında yakındığı durum da buradan kaynaklanıyor. Yürütmenin ve idari makamların yaptığı atamaların, hiçbir hukukî dayanağı olmadan iptal edilmesi, tayinlerin durdurulup, kişilerin eski yerlerine tekrar yerleştirilmeleri, özelleştirilecek kurumlarla ilgili yapılan ihalelerin iptal edilmesi bu yetki gaspından kaynaklanmaktadır.

Bu durumun son örneği de, geçtiğimiz günlerde yaşandı. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi, yargı tarafından, kamu yararına uygun olmadığı bahanesiyle iptal edildi. Gerekçesi ise, fabrikaların özelleştirmeden sonra, tam kapasiteyle çalıştırılacağının garanti edilmemiş olmasıydı. Kanunen böyle bir zorunluluk olmamasına rağmen, bir yargı organı kendini yürütmenin yerine koyup, bu özelleştirmeyi iptal etmiştir.

Bir İtiraf

Ak Parti’ye açılan kapatma davasının görüşüldüğü hengâmede, partinin kapatılması gerektiği görüşünü savunanlara şu soru sorulmuştu; “iktidar partisi kapatılırsa, devlet maddi ve manevi büyük bir sıkıntı içerisine girmez mi?”. Cevap ise şöyle gelmişti; “AYM, bunu kriter olarak alamaz, almamalı. Yargı makamları işin bu boyutuna girmez, olayı sadece hukukî yönden ele alır.” Aslına bakarsanız, bu cevap bir cihette “yargı yerindelik denetimi yapmaz” manasına gelmektedir. Fakat o zaman bunu söyleyenler, şu anda bu değişikliğe karşı tavır almaktadır.

Cumhuriyet Gazetesinin Ortaya Attığı İddia

Cumhuriyet gazetesinin iddiasına gelirsek, “hak aramaya sınırlama” başlığıyla verdiği haber, tamamen aldatmaya yönelik bir haber. Yerindelik denetiminin, vatandaşın hak aramsıyla, doğrudan bir alakası yoktur. Yerindelik denetiminin, yargı makamlarınca artık yapılamayacak olması, Türkiye’de yerindelik denetiminin ortadan kaldırılması demek değildir. Sadece yargı organları, idarenin işlem ve eylemlerinde yerindelik denetimi yapamayacaktır fakat idare kendi içerisinde yerindelik denetimini yapabilecektir.

Ayrıca, paketin halkın onayından geçmesi halinde, yargının idare üzerindeki bütün denetim yetkisi de kaldırılmış olmayacaktır. Yargı organları, hukukî denetimlerine –olması gerektiği gibi- devam edecektir.

Paketin halkın onayından geçmesi halinde, yargının “yerindelik denetimi” bahanesiyle yetkisini gasp edip, kendini yürütmenin yerine koymasının önüne geçilmiş olacaktır. Bu da halkın zararına değil, yararınadır. Halkın “benim yerime karar versin” diye seçtiği, yerinde karar vermezse bir daha bu görevi vermeyeceği yasama ve yürütme organlarının karar hakkını gasp edebilen bir yargı anlayışına son vermek, halkın iradesinin tecelli ettiği yasama ve yürütme organlarının görevidir.

Nasıl ki yürütme, yargı üzerinde egemenlik iddia edemez, aynı şekilde yargı da yürütme üzerinde egemenlik iddia edememelidir. Ve bu düzenleme de bunu sağlamaya yöneliktir. Böylece kuvvetler ayrılığı ilkesi hakkıyla tesis edilmiş olacaktır.

Kentsel Dönüşüm Projeleri

Bir diğer husus, “kentsel dönüşüm projeleri” gibi idari eylemler. Bu gibi eylemlerde, halkın zarara uğraması halinde, yerindelik denetimi kalkmış olacağı için, vatandaşın hakkını arayamayacağını iddia eden bir kesim de mevcut. Fakat durum hiç de anlatıldığı gibi değil. Çünkü yargının yerindelik denetimi salahiyetinin kaldırılmasından dolayı, devlet vatandaşa istediğini yapma ve yaptırma hakkına sahip olmayacaktır. Aksine paketin kabul edilmesi halinde, kurulacak olan “Kamu Denetçiliği Kurumu” sayesinde, vatandaş devletle olan anlaşmazlıklarında, daha rahat ve daha etkin şekilde hakkını arayabilecektir.

Hasıl-ı kelam; yargının yerindelik denetimi yapmasının önünün kapatılması, daha demokratik bir yasama – yürütme – yargı üçgenini oluşturarak, kuvvetler ayrılığı ilkesini pekiştireceği, anayasal erklerin yetki gasplarının önüne geçeceği aşikardır.

Alıntı : http://www.ibrahimnailacar.com/

About these ads
Bu yazı Genel içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s